Bayram sabahları, çocukken içimizi heyecanla dolduran o belirsiz sevinçle uyanırdık. Yeni kıyafetler, özel sofralar, aile ziyaretleri… Hepsi bir “kutlamaya ait olma” hissiyle örülüydü. Ancak yaş aldıkça, aynı sahnelerin içinde aynı duyguları bulamamakla karşılaşırız. Neyi kutladığımızı, neyin yasını tuttuğumuzu, neye ait olduğumuzu yeniden sormaya başlarız. Bayramlar ve toplumsal ritüeller, sadece takvime…

